En Ekonomik .Com.TR Domain Fırsatı Hemen Kaydet
Kapat

Mükemmel Bir Alan Adı Kaydedin

0.99$'dan8₺'den başlayan fiyatlarla hayalinizdeki alan adını kaydedin

İhtiyacınız Olan Tüm Barındırma Çözümleri
Tüm barındırma ihtiyaçlarınıza cevap verebilmek için sunduğumuz hizmetlerimize göz atın.
Neden NiobeHosting?
20 yılı aşkın tecrübemiz ve uzman kadromuz ile sizin için değer üretiyoruz
20+ Yıllık Tecrübe
20+ Yıllık Tecrübe
Türkiye'deki müşterilerimize 20 yılı aşkın süredir katma değerli, inovatif servislerle çözüm üretiyoruz.
7/24 Destek
7/24 Destek
Her türlü destek taleplerinize 3 farklı kanaldan 7/24 çözüm üretmek için çalışıyoruz.
Ücretsiz Servisler
Ücretsiz Servisler
Farklı servis sağlayıcılarda ücretli olan bir çok hizmeti ücretsiz olarak sunarak işletmenizi destekliyoruz.
Gelişmiş Hosting Teknolojisi
Gelişmiş Hosting Teknolojisi
Sistem ve yazılım mühendislerimizin geliştirdiği gelişmiş altyapımız ile kesintisiz hizmet için çalışıyoruz.
İade Garantisi
İade Garantisi
Hizmet kalitemize güveniyor, bir çok ürünümüzde koşulsuz iade garantisi sunuyoruz.
Yüksek Müşteri Memnuniyeti
Yüksek Müşteri Memnuniyeti
%91 müşteri memnuniyet oranı ile Türkiye'nin en çok beğenilen hosting firmaları arasında yer alıyoruz.
Ürünlerimiz ile Kimler Neler Yapabilir ?
Rakamlarla Niobe Hosting
20+ yıllık tecrübe ile Türkiye'nin en köklü hosting firmaları arasındayız.

40.000+Müşteri

32.000+Domain

21.000+Web Sitesi

Müşterilerimizin Görüşleri
Siz de mutlu müşterilerimiz arasındaki yerinizi bugün alın
10 yıldan uzun süredir NiobeHosting ile birlikteyiz ve en iyi yanı her zaman ulaşılabilir olmaları ve koşulsuz destek sunmaları. Teşekkürler.
mustafa-ozkan

Mustafa Özkan Peakment Digital

Çözüm üreten süper bir ekip ve hosting hizmetlerinden son derece memnunuz ve tüm alan adlarımız NiobeHosting'de.
murat-isik

Murat Işık MobilPark

Blog

Kripto madenciliği, kripto alanında oldukça popüler bir konudur. Bununla birlikte, madencilik yeni bir şey değil, Bitcoin'in 2009'da piyasaya sürülmesinden beri yapılmaktadır. Kripto madenciliği, kripto para birimlerini ödül olarak almak için bilgisayarların kullanılması yoluyla karmaşık kriptografik denklemlerin çözülmesini içerir. Bu karmaşık kriptografik denklemlerin çözümünde kullanılan bilgisayar kaynağı, madenciliğin türünü belirler. Kripto madenciliğinin en temel biçimi, bir uygulamaya özgü entegre devrenin (ASIC), merkezi bir işlem biriminin (CPU) hesaplama gücüyle madenciliği içerir. Ancak günümüzde bir GPU veya grafik işleme birimi ile kripto para madenciliği yapmak da mümkündür. Herkes kripto para madenciliği yapabilir, ancak Bitcoin madenciliğinin %70'inden fazlası, ucuz elektriğin madencilik bilgisayarlarını çalıştırmayı son derece karlı hale getirdiği Çin'de gerçekleşir. Kripto para madenciliği hakkında daha fazla detaya girmeden önce, kripto para temelleri hakkında size kısa bilgiler verelim ki, ilerleyen bölümlerde konuyu anlamanız daha kolay hale gelsin. Öncelikle unutulmaması gereken en önemli nokta, kripto para birimi işlemlerinin bir blok zincirine kaydedilmesidir. Bir blok zinciri, merkezi bir varlığın aksine bir topluluk tarafından paylaşılan ve sürdürülen bir veri tabanıdır. Blockchain, güvenlik amacıyla herkes tarafından görülen bir kripto para biriminin bugüne kadarki tüm işlem geçmişinin kaydıdır. Satoshi Nakamoto, insanları yeni basılan Bitcoin ile ödüllendirerek Bitcoin'in blok zincirini korumaya teşvik etti. Bu, madencilere çalışmalarının tutunmaya değer bir para birimiyle ödüllendirileceğine dair güven veren kalıcı ve şeffaf bir enflasyon stratejisi yarattı.Kripto paralar, merkezi bir varlık veya grup tarafından kontrol edilemez.Madencilik, bir blok zincirinde yeni işlemleri doğrulama ve kaydetme işlemi için kullanılan terimdir. Kripto Para Madenciliği: Bir Blok Zinciri Oluşturma Bir blok zinciri yani "blok", aşağıdaki 2 şeyi içeren bir veri yığınıdır: Veri tabanına eklenecek bazı ilgili veriler. (Örneğin, son 10 dakika içinde gerçekleşen tüm bitcoin işlemleri.)Zincirde kendisinden önceki bloğun kimliği. Kendisinden önceki bloğun kimliği dahil edilerek, her blok kendisinden önceki bloğa zincirlenir (baştan sona kadar). Blok zincirine yeni bir blok eklemek için, bloğun verilerini şifrelemek için bir hesaplama bulmacası çözülmelidir. Madencilik, bu bulmacayı çözme eylemidir. Bloğu şifreleyen ve internette paylaşmayı güvenli hale getiren ilk madenci, çalışmaları için Bitcoin ile ödüllendirilir. Kazanan, sonuçlarını şifrelemenin güvenli olduğu ve işin tamamlandığını doğrulayan diğer tüm madencilerle paylaşır. Buna "iş kanıtı (proof of work)" denir. Kazanan, diğer madenciler tarafından doğrulandıktan sonra, yeni bloğu güvenli bir şekilde mevcut zincire ekler. Bitcoin 2009 yılında oluşturulduğunda, ödül, her blok için 50 Bitcoin’di. Bu ödül o zamandan bu yana toplam 3 kez yarıya indi ve mevcut ödül Mayıs 2020 itibariyle 6,25 BTC oldu. Bitcoin, 21.000.000 Bitcoin'in tamamı dolaşımda olana kadar yarı yarıya azalmaya devam edecek. Son Bitcoin çıkarıldıktan sonra (yaklaşık 2140), madenciler küçük işlem ücretleri almaya başlayacaklar. Madencilik Havuzu (Mining Pool) Nedir? Birçok madenci, kendi başına bir blok çıkarmak için gerekli ekipmana sahip değildir. Bu yüzden kar etmek için madencilik havuzlarına katılır. Madencilik havuzları, madencilerin madencilik güçlerini birleştirmelerine (veya bir araya getirmelerine) ve kazançlarını bölmelerine olanak tanır. Havuzun üyeleri, ödülün havuzun toplam madencilik gücüne katkılarına eşdeğer bir kısmını alır. Kripto Para Madenciliği İçin Kullanılması Gereken Bilgisayarlar Teşvik sisteminin kuralları, en hızlı bilgisayara sahip olanların en çok parayı kazandığını belirtir. Çoğu bilgisayar Bitcoin madenciliği yapabilir, ancak bu, kar etmek için yeterince verimli değildir. En ucuz elektrik maliyetine sahip olanlar, en yüksek madencilik gücü yoğunluğuna sahiptir. 1. GPU Madenciliği Neredeyse her bilgisayar kripto para madenciliği algoritmalarını çalıştırabilir, ancak bazıları diğerlerinden çok daha iyidir. Modern bir bilgisayarda bir CPU (merkezi işlem birimi) ve bir GPU (grafik işleme birimi) bulunur. CPU bilgisayarın beyniyse, GPU madencilik için kullanılan kastır. GTX 3080 gibi modern GPU'lar, elektrik maliyetlerinin genellikle çok yüksek olduğu Amerika Birleşik Devletleri'nde bile madenciliği karlı hale getirecek kadar güçlü ve verimlidir. 2. ASIC Bilgisayar Bitcoin madenciliğinin popülaritesi arttıkça, Bitmain ve Antminer gibi şirketler yalnızca 1 işlemi (madencilik) gerçekleştirebilen özel bilgisayarlar inşa etmek ve satmak için ortaya çıktı. Bu ASIC (uygulamaya özel entegre devre) bilgisayarlar ağ gücüne hakim olmaya başladığı için insanlar çiftlik madenciliğine başlamak için bunlardan yüzlercesini topladı. ASIC bilgisayarlar bu işte o kadar uzmanlaştı ki, genellikle sadece 1 belirli kripto para birimini çıkarabilir hale geldi.  Dash madenciliği yapmak için Bitcoin madenciliğinden tamamen farklı bir ASIC bilgisayara ihtiyacınız vardır. Bu aynı zamanda bir yazılım güncellemesinin bir ASIC bilgisayarını bir gecede eski haline getirebileceği anlamına gelir. ASIC vs GPU Madenciliği ASIC bilgisayarlar, kripto para madenciliği dışında hiçbir şey için işe yaramaz, ancak piyasadaki her GPU'yu içerir. ASIC bilgisayarlarla madencilik yapmak, GPU'lardan daha fazla risk taşır, ancak çok daha uygun maliyetlidir. ASIC bilgisayarlar, Bitcoin dahil olmak üzere çoğu blok zincirindeki madencilik gücünün çoğunu oluşturur. En büyük ASIC operasyonlarına sahip bazı madenciler ve madencilik havuzları, madencilik gücünü ağ üzerinde merkezileştirme eğilimindedir. Bu nedenle, Ethereum ve diğer birçok kripto para birimi, ASIC'lerin ağlarında madencilik yapmasını önlemek için tasarlanmıştır. Yalnızca GPU madenciliğine izin vererek, ağa hükmetmek çok daha pahalıdır. Kripto Para Madenciliği Yapmalı Mısınız? Modern bir GPU'ya sahip bir bilgisayarınız varsa, kripto para madenciği yaparak para kazanmak için bilgisayarınızı kullanmayı düşünebilirsiniz. ASIC madenciliği yapmak istiyorsanız, bu herkes için uygun değildir. Çin'de yaşamadığınız sürece, elektriğiniz pahalı olacağı için muhtemelen madenciliği büyük ölçekte düşünemezsiniz. Ancak umudunuzu kaybetmeyin, yeni keşfedilen madencilik yöntemlerinden yararlanmanın başka yolları da olabilir. Teminat kanıtı Ethereum 2.0, pahalı madencilik ekipmanlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırmayı vaat ediyor. Verileri güvence altına almak için madenciler arasında bir yarış yerine, madencilerin işlemlerinin bir kısmını güvence altına alması için Ethereum ödemeyi planlıyor. Madencilik gücünü kiralayın NiceHash, dünyanın en büyük madencilik havuzlarından biridir. Elektrik maliyetlerinin düşük olduğu ülkelerde makinelerin ürettiği madencilik enerjisini kiralamak için hizmet verir. Bu şekilde hiç teknik bilgi olmadan madencilik yapabilirsiniz. Sektöre yatırım yapın Bu, NiceHash, Bitmain veya Antminer gibi şirketlerin halka açık bir şekilde işlem görmesi durumunda bir seçenek haline gelebilir. Kripto para birimi endüstrisi çok yeni ve madenciliğin olgunlaşmadan önce daha alması gereken uzun bir yol var. Bu yüzden kripto para madenciliği ile ilgili bir yatırım yapmanız gerekip gerekmediği risk toleransınıza bağlıdır. Bu kadar yeni ve gelişmemiş bir sektörde çok fazla belirsizlik olması muhtemeldir, ancak belirsizlikle birlikte kâr potansiyeli de insanları etkilemektedir.  Kripto Para Madenciliği İle İlgili Çok Sorulan Sorular 1. Ethereum mining nedir, nasıl yapılır? Ethereum ağının kendi blok zinciri vardır. Ethereum kullanılarak yapılan tüm işlemlerin madenciler tarafından onaylanması gerekir. Bu nedenle, birisine gönderdiğiniz Ethereum’un karşı tarafa ulaşması biraz zaman alır. İşlem doğrulanmalı ve Ethereum blok zincirinin içine konulmalıdır. İşlemlerin geçerli olduğundan emin olmak için madenciler karmaşık matematiksel denklemleri çözer. Diğer tüm madenciler bu sayının doğru olup olmadığını kontrol eder ve %51'i bunun doğru olduğunu kabul ederse, blok zincirine yeni bir blok eklenir. Bu yeni blok, şu anda doğrulanmış olan tüm işlemleri içerir ve numarayı bulan madenci ödüllendirilir. Madenciler daha sonra başka bir işlem bloğunu doğrulamak için yeni bir matematik problemi çözmeye başlar.  Ethereum madenciliği yapmanın üç yolu vardır: Pool mining (Önerilen)Tek başına madencilik (Önerilmez)Bulut madenciliği hizmetlerini kullanma (Önerilmez) 2. Kripto para madenciliği yasal mı? Bitcoin madenciliği ülkemizde yasaldır. Bununla birlikte, dünya çapında Bitcoin bulundurma ve kullanımının yasa dışı olduğu ve Bitcoin madenciliğinin de yasa dışı olduğu bazı yerler vardır. 3. Bitcoin Mining ile ne kadar kazanıyor? İlk bitcoin madencileri, evlerinde sahip oldukları bilgi işlem gücünü kullanarak nispeten hızlı bir şekilde kripto para kazanabildiler. Fakat 2019'a gelindiğinde, kripto para madenciliği biraz daha karmaşık hale geldi.  Bitcoin ile ödül her dört yılda bir yarıya iniyor. Bunun da ötesinde, ciddi madenciler, madencilik yapmak için devasa diziler oluşturarak küçük madencilerin rekabet etmesini zorlaştırıyor. Daha etkili olmak için bir bitcoin madenciliği havuzuna katılabilirsiniz, ancak bu maliyet karınızı azaltır. Bazı kripto madencileri bu yüzden diğer kripto para birimlerini tercih eder.  Fakat hangi kripto para birimini tercih ederseniz edin, madencilik yapmaya karar verirseniz, kurulum maliyetlerinizi de hesaba katmalısınız.  Teçhizatınızı inşa etmenin yanı sıra, oldukça fazla güç kullanacağınızı da anlamanız gerekir. Yüksek güç yani elektrik kullanıyorsanız, özellikle de bitcoin madenciliği için oldukça fazla harcama yapabilirsiniz.  Daha az güçlü bir teçhizat ile madencilik yaparak alternatif para birimlerinden kazanabilirsiniz. Fakat ilk yatırımınızı telafi etmek ve karlı hale gelmek, birkaç hafta, hatta aylar sürebilir.
Kripto para birimleri veya sanal para birimleri, özel kişiler veya gruplar tarafından oluşturulan ve kullanılan dijital değişim araçlarıdır. Çoğu kripto para birimi ulusal hükümetler tarafından düzenlenmediğinden, alternatif para birimleri olarak kabul edilir.  Bitcoin, en popüler kripto para birimidir ve yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla birlikte, yüzlerce kripto para birimi vardır ve her geçen gün sayıları artmaktadır. Kripto Para Nedir? Kripto para, değişim birimlerini güvence altına almak için kriptografik protokoller veya hassas veri aktarımlarını şifreleyen son derece karmaşık kod sistemleri kullanır. Kripto para geliştiricileri, bu protokolleri, kırılmalarını neredeyse imkansız hale getiren gelişmiş matematik ve bilgisayar mühendisliği ilkeleri üzerine inşa eder. Bu protokoller ayrıca kripto para birimi kullanıcılarının kimliklerini maskeleyerek, işlemlerin ve fon akışlarının belirli bireylere veya gruplara atfedilmesini zorlaştırır. 1. Merkezi Olmayan Kontrol Kripto paralar merkezi olmayan kontrole sahiptir. Kripto para birimlerinin arzı ve değeri, merkez bankalarının veya diğer düzenleyici makamların bilinçli kararları ile değil, kullanıcılarının faaliyetleri ve yönetim kodlarına yerleştirilmiş oldukça karmaşık protokoller tarafından kontrol edilir.  2. Fiat Para Birimleri ile Değişim Kripto para birimleri özel çevrimiçi piyasalarda itibari para birimleri ile yani fiat para birimleri (devletler tarafından kontrol edilen ve basılan para birimleri) ile değiştirilebilir, yani bu her birinin büyük dünya para birimleri (ABD doları, İngiliz sterlini, Avrupa euro ve Japon yeni gibi) ile değişken bir döviz kuruna sahip olduğu anlamına gelir. Kripto para birimi borsaları, bilgisayar korsanlığına karşı savunmasızdır ve siber suçlular tarafından dijital para hırsızlığı için en yaygın alanı temsil eder. 3. Sonsuz Olmayan Arz Kripto para birimlerinin tümü olmasa da çoğu sınırlı arz ile karakterize edilir. Kaynak kodları, var olabilecek ve olmayacak kesin birim sayısını özetleyen talimatlar içerir. Zamanla madencilerin kripto para birimi üretmeleri, üst sınıra ulaşılıncaya ve yeni para biriminin tamamen basılması sona erene kadar zorlaşır. Kripto para birimlerinin sınırlı arzı, onları, merkez bankalarının teorik olarak sınırsız arz üretebildiği itibari para birimlerinden ayırır. 4. Yarar ve zararlar Siyasi bağımsızlıkları ve aşılmaz veri güvenliği nedeniyle, kripto para kullanıcıları, ABD doları gibi geleneksel fiat para birimlerinin ve bu para birimlerinin desteklediği finansal sistemlerin kullanıcıları için mevcut olmayan avantajlardan yararlanır. Örneğin, bir hükümet kendi yetki alanında bulunan bir banka hesabını kolayca dondurabilirken aynı şeyi kripto para biriminde tutulan fonlar için yapması çok zordur. Öte yandan, kripto para birimleri, birçok fiat para birimini etkilemeyen likidite azlığı ve değer dalgalanması gibi bir dizi risk ve dezavantajla birlikte gelir.  Ek olarak, kripto para birimleri genellikle gri piyasa ve karaborsa işlemlerini kolaylaştırmak için kullanılır, bu nedenle birçok ülke kripto paraları tanımaz. Kripto Para Birimleri Nasıl Çalışır? Kripto para birimlerini destekleyen ve güvence altına alan kaynak kodlar ve teknik kontroller oldukça karmaşıktır. Bununla birlikte, bu işle ilgilenmeyen kişiler bile temel kavramları anlayarak kripto para konusunda uzman hale gelebilir. İşlevsel olarak, çoğu kripto para birimi, ilk kripto para birimi olan Bitcoin'in varyasyonudur. Geleneksel para birimleri gibi, kripto para birimlerinin de değeri birim cinsinden ifade edilir. Örneğin, "3,5 Bitcoin'im var" diyebilirsiniz, tıpkı "2,5 TL’m var" dediğiniz gibi. Kripto para birimlerinin değerlerini, güvenliğini ve bütünlüğünü çeşitli kavramlar yönetir. 1. Blockchain Bir kripto para biriminin blok zinciri, tüm önceki işlemleri ve etkinlikleri kaydeden ve depolayan, herhangi bir zamanda belirli bir noktada para biriminin tüm birimlerinin sahipliğini doğrulayan ana defterdir. Yani bir kripto para biriminin bugüne kadarki tüm işlem geçmişinin kaydıdır.   Dağıtılmış bir defterde, finansal verilerin bütünlüğünü ve kripto para biriminin sahipliğini sağlamak için para biriminin hareketi merkezi olmayan bir ağdaki bilgisayarlar tarafından işlenir. Bunu, herkes tarafından sürekli olarak doğrulanan tüm sistem işlemlerinin devasa bir makbuzu gibi düşünebilirsiniz. Para birimini yöneten blockchain defter sistemi nedeniyle kripto paraların sahtesini yapmak çok zordur. 2. Özel Anahtarlar Her kripto para birimi sahibinin, kimliklerini doğrulayan ve birim değiştirmelerine izin veren özel bir anahtarı vardır. Kullanıcılar, 1 ila 78 basamak uzunluğunda tam sayı olarak biçimlendirilmiş kendi özel anahtarlarını oluşturabilir veya bir tane oluşturmak için rastgele bir sayı oluşturucu kullanabilir. Bir anahtara sahip olduklarında, kripto para birimini alıp harcayabilirler. Anahtar olmadan, kripto para harcanamaz veya dönüştüremez. Bu, hırsızlığı ve yetkisiz kullanımı azaltan kritik bir güvenlik özelliği olsa da, aynı zamanda oldukça acımasız bir yöntemdir. Özel anahtarınızı kaybetmek, paranızı çöpe atmanın dijital eşdeğeridir. Başka bir özel anahtar oluşturabilir ve tekrar kripto para biriktirmeye başlayabilirsiniz, ancak eski, kayıp anahtarınız tarafından korunan varlıkları kurtaramazsınız. Kripto para birimleri konusunda bilgili olan kullanıcılar, özel anahtarlarını çok dikkatli şekilde korur ve genellikle bunları birden çok yerde saklar. 3. Cüzdanlar Kripto para borsaları tarafından kullanılan dijital cüzdanlar bilgisayar korsanlığına karşı bir şekilde savunmasızdır. Örneğin, Japonya merkezli Bitcoin borsası Mt. Gox, bilgisayar korsanlarının saldırısı sonucunda, uğradıkları kayıptan ötürü birkaç yıl önce iflas ilan etti ve kapandı. Cüzdanlar bulutta, dahili bir sabit diskte veya harici bir depolama cihazında (offline bir cüzdan hesabında) saklanabilir. Offline yani soğuk cüzdanlar, kripto paralarınızı offline olarak (internetsiz) bir ortamda saklamanızı sağlar. Bir cüzdanın nasıl saklandığına bakılmaksızın, en az bir yedekleme yapılması tavsiye edilir. Bir cüzdanı yedeklemenin, gerçek kripto para birimlerini kopyalamadığını, yalnızca bunların varlığının ve mevcut mülkiyetinin kaydını tuttuğunu unutmayın. 4. Madenciler Madenciler, kripto para toplulukları için kayıt tutucular ve para birimlerinin değerinin dolaylı arabulucuları olarak hizmet eder. Madenciler olarak bilinen güçlü bilgisayarlar, hesap defterinde hesaplamalar yapar ve işlemleri işler. Bunu yaparak, para biriminin bir birimini veya en azından bir birimin bir bölümünü kazanırlar. Bu hesaplamaları gerçekleştirmek için çok fazla pahalı işlem gücü ve genellikle çok fazla elektrik gerektirir. Madencilerin çalışması periyodik olarak blok zincirinin yeni kopyalarını oluşturur, önceki herhangi bir blok zinciri kopyasına dahil edilmeyen yeni, daha önce doğrulanmamış işlemleri ekleyerek bu işlemleri etkin bir şekilde tamamlar. Her ekleme bir blok olarak bilinir. Bloklar, blok zincirinin son yeni kopyasının oluşturulmasından bu yana gerçekleştirilen tüm işlemlerden oluşur. 5. Sonlu Arz Madencilik periyodik olarak yeni kripto para birimi birimleri üretmesine rağmen, çoğu kripto para birimi sınırlı bir arza sahip olacak şekilde tasarlanmıştır. Genel olarak bu, madencilerin zaman geçtikçe yeni blok zinciri başına daha az yeni birim alacağı anlamına gelir. Sonunda, madenciler yalnızca çalışmaları için işlem ücreti alacaklardır, fakat bu pratikte henüz gerçekleşmedi ve bir süre için de gerçekleşmeyebilir. Mevcut eğilimler devam ederse, son Bitcoin biriminin 22. yüzyılın ortalarında çıkarılacağını tahmin ediyor. Bu nedenle, sınırlı tedariği olan kripto para birimleri, teorik olarak sınırsız arzı olan fiat para birimlerinden çok altın gibi değerli metallere benzer. 6. Kripto Para Borsaları Bitcoin ve Ripple gibi daha popüler kripto para birimleri, fiat para birimleri için forex borsalarına benzer özel ikincil borsalarda işlem yapar. Bu platformlar, sahiplerinin kripto para birimlerini ABD doları ve euro gibi büyük fiat para birimleri ve diğer kripto para birimleri (daha az popüler para birimleri dahil) ile takas etmelerine olanak tanır. Kripto para borsaları hizmetlerinin karşılığında, her işlemin değerinden küçük bir pay alır. Kripto para birimi borsaları, popüler kripto para birimleri için likit pazarlar yaratmada ve değerlerini geleneksel para birimlerine göre belirlemede değerli bir rol oynar. Türkiye’deki önemli kripto borsaları arasında: Binance, Paribu, BtcTurk, OKEx ve Icrypex vardır. Bitcoin ve Modern Kripto Para Birimi Patlaması Bitcoin, yaygın olarak kullanılan ilk modern kripto para birimi olarak kabul edilir. İlk olarak 2008’de, sahte bir kişi veya grup olan Satoshi Nakamoto tarafından yayınlanan teknik bir incelemede özetlenmiştir. 2009'un başlarında ise Nakamoto, Bitcoin'i halka açıkladı ve bir grup hevesli destekçi para birimini takas etmeye ve madencilik yapmaya başladı. 2010'un sonlarına doğru, Litecoin gibi popüler alternatifler de dahil olmak üzere, düzinelerce benzer kripto para birimi ortaya çıktı. İlk halka açık Bitcoin borsaları da bu yıllarda ortaya çıktı. 2012'nin sonlarında WordPress, Bitcoin ile ödeme kabul eden ilk büyük satıcı oldu. Newegg.com (çevrimiçi bir elektronik perakendecisi), Expedia ve Microsoft gibi şirketler de  WordPress’i izledi. Düzinelerce satıcı artık dünyanın en popüler kripto para birimini yasal bir ödeme yöntemi olarak görüyor. Yıllara Göre Bitcoin Fiyatı (ABD Doları) 2009'da Bitcoin fiyatı: 0 $ 2010'da Bitcoin fiyatı: 0,06 $ 2011'de Bitcoin fiyatı: 6,05 $ 2012'de Bitcoin fiyatı: 8,46 $ 2013'te Bitcoin fiyatı: 189,54 $ 2014'te Bitcoin fiyatı: 526,02 $ 2015'te Bitcoin fiyatı: 272,36 $ 2016'da Bitcoin fiyatı: 567,27 $ 2017'de Bitcoin fiyatı: 4.001,16 $ 2018'de Bitcoin fiyatı: 7.558,21 $ 2019'da Bitcoin fiyatı: 7.196 $ 2020'de Bitcoin fiyatı: 29.000 $ Kripto Para Örnekleri Bitcoin'in piyasaya sürülmesinden bu yana kripto para birimi kullanımı patladı. Fiyatları sürekli dalgalanmasına ve bireysel para birimlerine oranla değerleri oldukça değişken olmasına rağmen, tüm aktif kripto para birimlerinin genel piyasa değeri genellikle yukarı yönlü bir eğilim sergilemeye devam ediyor. Şimdi bu kripto para birimlerinden en popülerlerinden bazılarını inceleyelim: 1. Bitcoin Bitcoin, dünyanın en yaygın kullanılan kripto para birimidir. Piyasa değeri ve bireysel birim değeri, bir sonraki en popüler kripto para birimininden ortalama 10 kat veya daha fazladır. Bitcoin'in programlanmış arz limiti 21 milyon Bitcoin'dir. Bitcoin, fiziki piyasalarda giderek meşru bir değişim aracı olarak kabul görmeye ve pek çok tanınmış şirket tarafından ödeme yöntemi olarak tanınmaya başladı. 2. Litecoin 2011 yılında piyasaya sürülen Litecoin, Bitcoin ile aynı temel yapıyı kullanır. Temel farklılıkları arasında daha yüksek bir programlanmış tedarik limiti (84 milyon birim) ve daha kısa bir hedef blok zinciri oluşturma süresi (iki buçuk dakika) bulunmaktadır. Şifreleme algoritması da biraz farklıdır. Litecoin, piyasa değerine göre genellikle ikinci veya üçüncü en popüler kripto para birimidir. 3. Ripple 2012'de piyasaya sürülen Ripple, işlem onayı ve blok zinciri oluşturma sürelerini önemli ölçüde hızlandıran sistemi ile tanınır. Resmi bir hedef süresi yoktur, ortalama birkaç saniyede birdir. Ripple, diğer kripto para birimlerinden daha kolay dönüştürülür. Ancak eleştirmenler, Ripple ağının ve kodunun gelişmiş bilgisayar korsanları tarafından manipülasyona daha açık olduğunu ve Bitcoin'den türetilen kripto para birimleriyle aynı anonimlik korumalarını sunmayabileceğini açıkça belirtmektedir. 4. Ethereum 2015 yılında piyasaya sürülen Ethereum, Bitcoin'in temel mimarisinde bazı kayda değer iyileştirmeler yaptı. Özellikle, belirli bir işlemin gerçekleştirilmesini zorunlu kılan, tarafları sözleşmelerinden vazgeçmemeye zorlayan ve bir tarafın sözleşmeyi ihlal etmesi durumunda geri ödeme mekanizmalarını içeren "akıllı sözleşmeler" kullanır. "Akıllı sözleşmeler", kripto para birimlerinde ters ibraz ve geri ödeme eksikliğini gidermeye yönelik önemli bir hareketi temsil etse de, sorunu tamamen çözmek için yeterli olup olmadıkları görülmeye devam ediyor. 5. Dogecoin Dogecoin, Litecoin'in bir varyasyonudur. Daha kısa bir blok zinciri oluşturma süresine (bir dakika) sahiptir. Yaratıcıları Temmuz 2015'e kadar çıkarılan 100 milyar birimlik hedefine ulaştı ve bundan sonra her yıl 5,2 milyar birimlik bir tedarik limiti var. Fakat bilinen bir tedarik limiti yoktur. Dogecoin, bu nedenle "enflasyonist kripto para birimi" konusunda bir deney olarak dikkate değerdir. Uzmanlar, uzun vadeli değer yörüngesinin diğer kripto para birimlerinden nasıl farklı olduğunu görmek için Dogecoin’i yakından izliyor. En değerli kripto paralar birimleri ise sırasıyla aşağıdaki şekildedir: BitcoinEthereumXRPTetherBitcoin CashChainlinkLitecoin CardanoPolkadotBinance Coin Sonuç olarak kripto para, küresel finansmanı temelden daha iyi hale getirme gücüne sahip heyecan verici bir kavramdır. Ancak, sağlam, demokratik ilkelere dayalı olsa da, kripto para birimi, teknolojik ve pratik bir çalışma olmaya devam ediyor. Peki siz hiç kripto para birimi kullandınız mı? Yorum bölümünde bize yazın. İçeriğimizi geliştirmek için deneyimlerinizi ve önerilerinizi paylaşmayı unutmayın. Kripto Para İle İlgili En Sık Sorulan Sorular 1- Kripto paradan kazancınız vergilendirilebilir mi?  Şu an Türkiye'de kripto para kazancının vergilendirilmesi konusunda alınan bir karar yok, fakat bu konu son dönemde gündemde fazlasıyla yer alıyor.  Evet, bireyler kripto para kazançlarından vergilendirme yapılamıyor, ama şirketler için aynı durum geçerli değil. Alım satım kazancı elde eden şirketler için vergilendirmeler mevcut. Ayrıca  kripto para madenciliği (mining) yapanlar ve aracılık hizmeti vererek komisyon geliri elde eden şirketler de vergilendirmeden muaf değil. 2- Kripto para madenciliği (mining) yapmak yasal mıdır? Ülkemizde kripto paralarla alakalı yasal bir düzenleme olmadığı için kripto para madenciliği (mining) suç olarak sayılmıyor. 3- Kripto para yasal mıdır? Türkiye’de kripto paraların alım veya satımı ile ilgili herhangi bir yasal  mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Bu yüzden ülkemizde kripto kullanımı yasaldır.
HTTP Nedir? Bugün internet sitelerinin görüntülenmesinde HTTP (HyperText Transfer Protocol) üstün metin transfer protokolü kullanılmaktadır. İnternet yani www (World Wide Web) veri alışverişi içinde HTTP önemli bir yer tutmaktadır. İnternet sayfası gösterimi esnasında bu protokol sayesinde kaynaklar arasında bir köprü oluşturulur. HTTP ilk olarak 1989 yılında Tim Berners Lee tarafından geliştirilmeye başlandı. Günümüze gelene kadar da W3C (World Wide Web Consortium) ve IETF (Internet Engineering Task Force)  İnternet Mühendisliği Görev Gücü tarafından yapılan bir takım geliştirmelerle HTTP2 ve HTTP3 versiyonları ortaya çıktı. HTTP Nasıl Çalışır? İnternet, ilk kullanılmaya başlandığında herkes tarafından standart bir şekilde erişim sağlanabilmesi ve herkesin benzer deneyimi yaşaması için bir takım kurallar ve protokoller koyulma ihtiyacı da ortaya çıktı.  İnternet üzerinden bilgi paylaşımı yapılabilmesi için bağlantının belli katmanlar üzerinden gerçekleştirilmesi planlandı ve buna bağlı olarak TCP/IP (Transmission Control Protocol / Internet Protocol) bağlantı modeli içindeki belirli katmanlarda bazı taşıma, uygulama ve bağlantı protokolleri (HTTP, UDP, IMAP, POP3) belli bir düzen içinde çalışmak üzere oluşturuldu. HTTP (HyperText Transfer Protocol) uygulama katmanında çalışan ve internet sitelerinin görüntülenmesini sağlayan protokoldür. Bunun için tarayıcımıza bir URL (Uniform Resource Locator) girdiğimizde tarayıcımız, HTTP protokolü ile İstek (Request) yapar, sunucu (Server) HTTP protokolü ile 80 portundan (HTTPS ise 443 portu) gelen bağlantı isteğini kabul eder ve Cevap (Response) olarak web sitesinin kaynağına erişimi (web sitesinin izin verdiği ölçüde) serbest bırakır. Böylece web sitesi tarayıcımızın ekranında görüntülenir. HTTPS (Secure HyperText Transfer Protocol) protokolü ise aynı işlemlerin SSL (Secure Sockets Layer) denilen bir güvenlik katmanı üzerinden gerçekleşmesini sağlar böylece art niyetli kişilerce kullanıcı adı ve şifre gibi bilgilerin çalınmasını önler ve güvenlik sorunlarının önüne geçer. Eski teknoloji olan HTTP 1.1 protokolü uzun süre kullanıldı ancak web sitelerinin içeriklerinde bulunan medya sayısı ve gelişen yapısı nedeniyle bağlantı ve gösterim hızlarında sorunlar yaşanmaya başladı, bu sebeple de geliştirme ihtiyacı ortaya çıktı. HTTP/2 Nedir? HTTP/2, HTTP 1.1 altyapısı üzerine kurulmuş ve HTTP ana sürümünün ikinci ana sürümü olarak karşımıza çıkıyor. Önceleri HTTP 1.1 sorunlarını aşmak ve hızlandırmak amaçlı Google SPDY protokolü üzerine çalıştı. Bu sistem o kadar kullanışlıydı ve HTTP o kadar yaygın kullanılıyordu ki, yerine yeni bir bağlantı protokolü üretmek ve yaygınlaşmasını sağlamak zor olacağı için tamamen HTTP temeli üzerine yapılan geliştirmeler ile HTTP/2 protokolü ortaya çıkarılmıştır. HTTP/2 de 2014 yılında onaya sunulmuş ve 2015 yılında incelenmiş ve bir standart olarak kullanılması onaylanmıştır. 2015 yılı sonuna doğru da tüm popüler web tarayıcıları HTTP/2 yi destekler hale gelmiştir. Günümüzde birçok web sitesi halen bu teknolojiye geçmiş değil ancak gelişmiş sistemlere sahip büyük firmalar HTTP3 protokolünü kullanmaya başladı bile. HTTP/2 Getirdiği Avantajlar HTTP/2 protokolü HTTP 1.1 den farklı olarak web developera (web geliştiricileri) birçok avantaj sunuyor bunun yanında uygulamada sadelik, kolaylık ve hız getirdiği diğer avantajlar. Ayrıca kullanım esnasında bağlantı işlemi sayısını azaltır, header sıkıştırarak site hızında belirgin artış sağlıyor.  HTTP/2 tek TCP bağlantısı üzerinden binary iletişim kuruyor.Statik dosyalar (Resim, video, JS, CSS) daha hızlı aktarılıyor.HTTP Header sıkıştırması ile ağ kaynaklarını daha az tüketiyor.SSL kullanımı ile daha fazla güvenlik sağlıyor.Hızlı sayfa gösterimi sayesinde ve botların HTTP/2 desteği sayesinde SEO (Search Engine Optimization) avantajı sağlıyor. Bir web sitesi içinde değişik formatlarda birçok farklı dosya bulunur. Resim, video, metin ve sitenin dizaynı ile ilgili CSS (Cascading Style Sheets) ve JS (JavaScript) kodları bulunuyor. Bunların her birinin belirli bir düzen ve kurallar halinde çalışması gerekiyor.  HTTP 1.1 verilerin düz metin olarak aktarılmasına izin veriyor. HTTP/2 ise binary sistem kullanarak bu işi çözüyor. Binary (ikili) sistem verilerin aktarım hızını artırıyor.   HTTP 1.1 protokolünde bağlantı yapılırken tüm dosya türleri için ayrı ayrı bir request (istek) gönderiliyordu ve eş zamanlı çağrılar sınırlandırılıyordu, bu da her birine ayrı TCP bağlantısı gerektirdiği için işlemi yavaşlatıyordu. Kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen bu durumu çözmek için atılan adımlar bu şekilde geliştirmeleri gerektirdi. Bu durum HTTP/2 protokolünde farklı bir şekilde çözülüyor. HTTP/2, Multiplexing ile tarayıcıdan gelen istekleri toplu olarak alıp, statik dosyaları tek bir TCP bağlantısı üzerinden cevaplıyor. HTTP/2 bu yöntem ile web sitelerinin yüklenmesini hızlandırıyor. HTTP/2 Push özelliğinde de yine tek bir bağlantıda push yöntemiyle, önceden belirlenen tüm dosyalar çekilerek tarayıcı ön belleğine yükleniyor. Kullanıcı her işlemde tekrar sunucu ile iletişim kurma ihtiyacı duymadığı için hem hız kazanmış oluyor hem de sunucu üzerindeki işlem sayısı ve yük azalmış oluyor. Bunun yanında HTTP/2 de header bilgileri sıkıştırılarak (header compression), gruplanarak, minifying (küçültme) yapılarak basitleştiriliyor. Bu işlemler iletilen web sitesi boyutunun küçülmesi anlamına da geliyor. Ayrıca HTTP/2 geriye dönük uyumluluk calışıyor, HTTP 1.1 desteği de mevcut. Yine güvenlik açısından bakılırsa HTTP 1.1 versiyonu HTTPS güvenli bağlantı için SSL kurulmadığı sürece HTTP protokolü ile bağlanmaya fırsat veriyor ancak HTTP/2 de TLS bağlantı güvenliği sağlamak zorunlu. Bu da kullanıcılara ait bilgilerin gizliliği hakkında güven veren bir durum. Üçüncü kişiler üzerinden gelecek tehditler böylece önlenmiş oluyor. HTTP/2 ye Nasıl Geçilir? HTTP/2 hala yaygın kullanılan bir protokol değil, ancak en bilindik tarayıcılar (Chrome, Microsoft Edge,Mozilla Firefox, Safari) HTTP/2 desteği sağlıyorlar. Geriye dönük uyumluluk sayesinde de her iki protokolü de kullanan siteleri görüntüleyebiliyorlar. Bunun yanında en bilindik web server (sunucu)’ları da (Apache, NGINX, Litespeed, Cloudflare) HTTP/2 desteğini veriyor. HTTP/2 geçiş için gerekli tüm dosyalara buradan ulaşabilirsiniz. Sisteminizi HTTP/2 ye çevirip çevirmemek size kalmış. HTTP/3 Nedir? Tüm bunlardan farklı olarak SPDY ile  HTTP/2 nin gelişmesine ön ayak olan Google bu sefer HTTP/3 protokolünün gelişmesini sağladı. QUIC (Quick UDP Internet Connection) adlı bir protokol geliştirdi ve HTTP/3 protokolünün ortaya çıkmasını sağladı. Aslında QUIC; TCP, TLS, HTTP/2 protokollerinin birleşimi üzerine UDP veri aktarım protokolünün kullanılması olarak tanımlanabilir. HTTP/3 protokolü, HTTP 1.1 ve HTTP/2 den farklı olarak, Taşıma (Transport) katmanında çalışan ve dosya transferi konusunda özel olarak kullanılan UDP (User Datagram Protocol) protokolü bağlantısı üzerinden çalışıyor.  UDP internet ağında TCP sistemi içinde handshake oluşturmadan, veri transferine imkan tanıyan ve buna bağlı olarak çok hızlı veri transferi gerçekleştiren bir protokoldür. UDP protokolünde TCP bağlantılarında kullanılan karşılıklı SYN, ACK, FIN gibi bağlantı komutları ve bağlantı ve handshake  işlemlerine gerek kalmadan, doğrudan açılan port üzerinden veri aktarımı sağlıyor. QUIC protokolünün hızı hakkında biraz fikir sahibi olacağınız bir video paylaşalım. https://drive.google.com/file/d/1DlMI_3MOxnWarvEVfzKxFqmD7c-u1cYG/view Bu şekilde veri aktarımı çok hızlı olduğu için özellikle büyük ölçekli dosyaların aktarımı kolayca gerçekleşiyor. Sonuç Günümüzde örneğin Youtube kanallarında izletilmek istenen 4K videoların dosya boyutları düşünüldüğünde Google tarafından HTTP protokolünde neden veri aktarım hızını artıracak bir geliştirme ihtiyacı duyduğu anlaşılabiliyor. QUIC, HTTP/3 ortaya çıkabilmesini sağlayan çok önemli bir gelişmeydi ve QUIC çalışma grubunun bu çalışması HTTP/3 gelişmesini sağladı.  Günümüzde HTTP/3 kullanan web siteleri mevcut. Google doğal olarak bu teknolojiyi ilk kullanmaya başlayan platform olarak karşımıza çıkıyor.  İnternet o kadar çok kullanılıyor ve aynı anda o kadar çok veri dosya akışı olmaya başladı ki sistem çok hızlı gelişme ihtiyacı duyuyor. HTTP 1990’lardan beri hayatımızda HTTP 1.1 halen çok geniş bir şekilde kullanılıyor. HTTP/2 ancak 2015 yılında kullanılmaya başladı ve bu sefer yeni bir protokol geliştirmek beş seneyi aldı.  2021 yılı itibariyle de HTTP/3 resmi olarak kullanılan yeni nesil protokol. Kim bilir, belki çok daha uzun süre gerek kalmaz ancak bu gelişmeler gösteriyor ki özellikle web developer, program ve uygulama geliştiricilerinin başı dertte.
Google arama sonuçlarında sıralama oldukça önemlidir. Çünkü Google’de arama yapanların çoğu, arama sorguları için 5. ya da 6. sayfaya kadar gitmez. Hatta 2. sayfaya bile nadir geçerler. Bir düşünün… Gün içinde Google’de arama yaptığınızda, arama sorgularınız için kaçıncı sayfaya kadar gidiyorsunuz. Çok fazla ilerlemediğinizi varsayıyoruz. Zaten çoğunluk da aynı şeyi yapıyor. Yapılan araştırmalara göre, Google arama sorgularında ilk sayfa tüm tıklamaların %70'inden fazlasına sahip. Peki siz bir web sitesi sahibi olarak %70’in arama yaptığı alanda mısınız? Hedeflediğiniz anahtar kelimelerde Google’de kaçıncı sırada çıkıyorsunuz, hiçbir fikriniz var mı?  Cevaplar konusunda bir fikriniz yoksa, Google gibi arama motorlarında sıralamanızı nasıl bulacağınızı öğrenmeniz için size bir liste hazırladık. Fakat öncesinde, konu ile ilgili çok fazla bilgisi olmayanların sıkça sorduğu bir soruyu yanıtlayalım. Basit bir Google Aramasıyla Kaçıncı Sırada Olduğumu Öğrenemez Miyim? Teknik bilgisi olmayan birinin bu soruyu sorması oldukça doğal. Çünkü mantıken belirli bir anahtar kelimeyi Google’ye yazdığınızda, kaçıncı sırada çıkarsanız, Google sıralamam budur diye düşünebilirsiniz. Fakat bilmeniz gereken bir şey var: Bu yöntem Google sıralamanızı kontrol etmenin kötü bir yolu. Neden mi? Google sonuçları genellikle her arama yapan kişi için farklıdır. Bunun nedeni Google’nin sonuçları kişiselleştirmeye çalışmasıdır. Kişiselleştirme faktörlerinden bazıları şunlardır: Arama geçmişinizDaha önce bir siteyi ziyaret edip etmediğinizSosyal bağlantılarFiziksel konumunuzCihaz türünüzGmail'de aldığınız e-postalar Bu nedenle, düğün fotoğrafçısı aramanıza bir şehir eklemeseniz bile, Google muhtemelen size en yakın fotoğrafçılar için sonuçlar gösterecektir. Fakat başka biri aynı sorguyu farklı bir şehirde yaparsa, büyük ölçüde farklı sonuçlar görecektir. Sadece makro düzeyde değil, mikro düzeyde de durum böyledir. Aynı şehrin bir tarafındaki biri, muhtemelen şehrin diğer tarafındaki birinden farklı sonuçlar görür. Özellikle de harita üzerinde… Bu durumdan kurtulmak isterseniz, tarama geçmişi kişiselleştirmesinin önlenmesi oldukça kolaydır. Tek yapmanız gereken ‘Gizli Pencere’ kullanmaktır. Bu pencereler geçmişi veya çerezleri kaydetmez, bu nedenle kendi tercihleriniz sonuçlarınızı etkilemez. Bununla birlikte, gizli pencere yine de konumunuzdan (IP adresine göre) ve cihazınızdan etkilenebilir (sonuçlar mobil ve masaüstünde muhtemelen farklı olacaktır). Bu nedenle, özel bir göz atma oturumu kullanıyor olsanız bile, aynı anahtar kelimeleri birden fazla cihazda veya farklı konumda ararsanız sonuçlarınız tutarlı olmayabilir. Fakat yine de sıralamanızı kontrol etmek için bu yöntemi kullanacaksanız, en azından kontrol sağlarken konumunuz ve cihazınızla tutarlı olduğunuzdan emin olun. Ya da daha garanti yollar deneyin. Ücretsiz Sıra Bulma Araçları Piyasada çoğu sıra bulucu ücretliyken, bazı araçlar ücretsizdir. Fakat bu araçların da sınırlı özelliklere sahip olduğunu unutmamanız gerekir. 1. Serpfox Serpfox, SERP’lerde konumunuzu izlemenizi sağlayan ücretsiz bir sıra bulma aracıdır. Ücretsiz plan, en fazla 10 anahtar kelimeyi izlemenize izin verir. Daha fazla anahtar kelimeyi izlemek için ücretli sürüme geçebilirsiniz. Ücretli sürümde fiyatlandırma aylık 10 dolardan başlar. Bu da diğer profesyonel araçlara oranla oldukça makul bir fiyattır.  2. AccuRanker Google anahtar kelime sıralamanızı bulmak için minimum düzeyde bir yaklaşım arıyorsanız, AccuRanker kullanabilirsiniz. Bu ücretsiz araç, Google'daki arama motoru sonuç sayfalarının (SERP'ler) bir önizlemesini sunar. Sonuçları ülkenize ve konumunuza göre özelleştirebilirsiniz. İsterseniz, sonuçların masaüstü veya mobil cihazlarda nasıl göründüğünü bile görebilirsiniz. Ücretli Sıra Bulma Araçları Daha fazla özellik ve daha fazla anahtar kelime izlemek istiyorsanız, Google sıralamanızı görmek için ücretli bir araç düşünmeniz gerekebilir. 1. SEMrush SEMrush, rakip araştırma, anahtar kelime araştırması, bağlantı oluşturma, on page SEO ve gelişmiş özellikler içeren sıra bulma aracı vb. çok çeşitli araç setlerini kapsayan eksiksiz bir SEO platformudur. Arama sıralamanızı bulmaktan daha fazlasını yapmak istediğinizde, SEMrush’ı kullanabilirsiniz. Bu ücretli Google anahtar kelime sıralama aracı, işletmenize birkaç ek özellik sunar. SEMrush ile Google konumunuzu ve anahtar kelimeleri araştırabilir, geri bağlantıları analiz edebilir, algoritma güncellemelerini izleyebilir ve SEO ile ilgili daha birçok işlem yapabilirsiniz.  Genel olarak, SEMrush, anahtar kelimelerinizi kapsamlı bir şekilde izlemenizi ve yönetmenizi sağlayan mükemmel bir sıra bulucu sağlar. 2. Ahrefs  Ahrefs Google'daki sıralamanızı kontrol etmek için ücretsiz bir seçenek olmasa da, etkili bir seçenektir. Bunun nedeni, platformun SEO için bir dizi yararlı araç sunmasıdır. Web sitenizi denetlemek, yeni anahtar kelimeler keşfetmek veya rakip bağlantıları hedeflemek istiyorsanız, bunu Ahrefs ile yapabilirsiniz. 3. AuthorityLabs AuthorityLabs, işletmenizin belirli anahtar kelimeler için sıralamalarını izlemesine yardımcı olabilecek ücretli bir araçtır. Birçok şirket için, özellikle Google Search Console gibi diğer Google konum kontrolü araçlarına kıyasla arama sıralamanızı bulmanın daha kolay bir yoludur. 4. SERPWatcher SERPWatcher sıra bulma için özel bir SEO aracıdır. Etkileyici bir kullanıcı arayüzüne sahip olması onu en iyi sıralama izleme araçlarından biri haline getirir. SERPWatcher ile anahtar kelimelerinizi izlemek istediğiniz yeri ve cihazı seçebilir, KWFinder’dan anahtar kelimeler ekleyebilirsiniz.  SERPWatcher geçerli konumlar, değişiklikler ve geçmiş verilerle, günlük anahtar kelime konum güncellemelerini gösterir. Ayrıca, anahtar kelimelere ihtiyacınız varsa, bunları bir CSV dosyası olarak dışa aktarmanızı sağlar. Aynı zamanda tahmini ziyaretçiler, anahtar kelime konumu akışı ve dağıtımı vb. tüm sıralama izleme verilerini tek bir yerde görmenizi sağlar. Sıralama verilerini yalnızca bir bağlantı göndererek başkalarıyla paylaşabilirsiniz. 5. SerpBook (Keyword.com) SerpBook, Google, Bing, Yahoo, Google Haritalar ve YouTube gibi arama motorları için anahtar kelimeleri izlemenize olanak tanıyan bir SEO aracıdır. SerpBook esas olarak müşterilerine SEO hizmetleri sunan kişiler için daha faydalıdır. Anahtar kelime sıralaması raporlarını dakikalar içinde paylaşabilmenize olanak tanır. Ayrıca logonuz ve açıklamalarınızla rapor gönderme işlemini otomatikleştirebilirsiniz.  14 günlük ücretsiz deneme sürümü ile SerpBook'u ücretsiz kullanmaya başlayabilirsiniz. Aracı beğenmezseniz, herhangi bir para ödemeden 14 gün içinde aboneliğizi iptal edebilirsiniz. 6. Pro Rank Tracker Adından da anlaşılacağı gibi Pro Rank Tracker, en profesyonel raporlama sistemini sunan başka bir SEO aracıdır. Mobil uygulama üzerinden sıralamanızı kontrol etmenize olanak sağlayan araç, ayrıca WordPress kontrol panelindeki sıralamanızı görmenizi sağlayan bir WordPress eklentisine de sahiptir. Pro Rank Tracker sıranızı izlemenin yanı sıra, her URL için anahtar kelime önerileri sunar. PRT, diğer SEO araçlarına oranla en uygun fiyatlı sıralama izleme aracıdır. Kredi kartınızı eklemeden bu aracı yedi gün boyunca ücretsiz olarak deneyebilir, raporlarınızı G Drive ve Dropbox'a kaydedebilirsiniz.  7. Rank Tracker Rank Tracker; Mac, Windows ve Linux için arama motoru sıralamalarınızı kolayca takip edebilen en özelleştirilebilir sıralama aracıdır. Google, Yahoo ve Bing dahil olmak üzere 400'den fazla arama motorunda konumlarınızı küresel ve yerel olarak izleyebilirsiniz. Google Sıralamalarıyla İle İlgili En Çok Sorulan Sorular 1. Google’ın sıralamasını ne etkiler? Bilinen 200 Google sıralama faktörü vardır. En önemli faktörler; URL, gelen bağlantılar, meta etiketler, bir anahtar kelimenin amacı, içeriğinizin nasıl yapılandırıldığı, sayfanızın ne kadar hızlı yüklendiği ve konuya göre önemi değişen çok sayıda teknik SEO spesifikasyonu ile ilgilidir. 2. Google'da organik olarak nasıl daha üst sıralarda yer alırım? Site hızınızı artırınİçerik miktarına değil, içerik kalitesine öncelik verin.Başlıkları, alt başlıkları ve genel içeriğinizi uygun şekilde optimize edin.Metin boyutunun okunabilir olduğundan emin olun.Web tasarımınızın responsive olmasını sağlayın. 3. Google PageRank ne zaman uygulamaya başladı? Google'ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin PageRank'ı 1996'da uygulamaya başladı. Birkaç yıl sonra, 1998'de PageRank prototipi yayınlandı ve Google arama sonuçlarının arkasındaki bel kemiği oldu. 4. Google PageRank'i nasıl kullanır? PageRank, web sitesi sayfalarının önemini ölçmenin bir yoludur. Google'a göre: PageRank, web sitesinin ne kadar önemli olduğuna dair kaba bir tahmin belirlemek için bir sayfaya yönlendirilen bağlantıların sayısına ve kalitesine bakar. Hedeflediğiniz anahtar kelimelerin, web sitesinin ve blogların sıralaması üzerinde de büyük etkisi vardır. Bir anahtar kelime iyi bir konum sağlıyorsa ve web sitesini daha iyi sıralıyorsa, senaryonun her zaman aynı kalacağını düşünmeyin. Zaman geçtikçe kitlenin anahtar kelime tercihleri ve arama terimi seçimleri değişebilir. Anahtar kelimelerinizin ne zaman modasının geçip geçmeyeceğini anlayamazsınız.

Çözüm Odaklı Destek

Türkiye'nin en tecrübeli destek uzmanları ile 3 farklı kanaldan 7/24 destek sunuyoruz.